Yeni Sitemizde Yayındayız

Politika Dergisi Sayı 15

href="http://www.politikadergisi.com/sites/default/files/PD15.zip">Politika Dergisi Sayı 15'i İndirmek İçin Tıklayın.

 

13 Kasım 2007 Salı

Küçük Düşürücü Bir Politika Örneği

Bu yazı yazıldığında utanıyordum. Bu yazıdan sonra da hala utanıyor olacağım. Olayın boyutlarına değinmeden önce şunu belirtmek gerekir; siyasal statü bazı durumlarda sosyal statünün önüne geçer, geçmelidir. Bir işletme müdürü nasıl ki gidip kendinden yaşça büyük olan bir çalışanının elini öpmüyorsa (burada ahlaksal düşünmemek gerekir, örf ve adeti işin içine sokmaksa bir o kadar yanlıştır), bir devletin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı, hatta bu mevkilere yakın bir kişilikte bu şekilde davranmalıdır.

Türkiye'ye özgü bir özelliği olan politikacılar, politik propagandalarını yaparken, neredeyse halkın ayaklarının altını öperler; ama ne hikmettir ki istediklerini aldıklarında ayaklarını öptükleri halkı ayaklar altına alırlar. Geçtiğimiz günlerde de bunun çok net bir örneği verilmiştir.

Suudi Arabistan Kralı Abdullah (Efendi) ülkemizde, sanki bizim ülkemizin kralı olarak karşılandı, ki bizim ülkemizde krallık denilen bir kavram hiçbir zaman var olmamıştır. Kraldan çok kralcı bir yapıya büründüğümüz (herkesi katıyorum sonuçta o şahıs herkesin başbakanı, herkesin Cumhurbaşkanı - kovulmak istemeyiz ülkemizden) geçen haftada bir politik skandala imza atılmıştır.

Resimde de görüldüğü üzere, BİZİM (Cumhurbaşkanından sorumlu) Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımız, Suudi Arabistan Kralı olan Hazreti ortalarına almışlar, o kral bozmasının resmi altında oturmuşlar. Yüzünden gülücük eksik olmayan Cumhurbaşkanımız yine gülerek, kralın otel odasında. Resmin her yerinden hiyerarşi akıyor. Bu resim bir saygısızlıktır. Eski Başbakanlarımızdan rahmetli Bülent Ecevit, Amerika Başkanı'nı karşılarken yaşlılığından sendelediğinde, Başbakanımızı rezil etmiştik. Şimdi ülkemizin bugün ki durumuna bakın.

Otel odasında ziyaret edilen Suudi Kralı'na hediye olarak, Devlet Şeref Madalyası takılmıştır. Bu insan kimdir ve neden şeref madalyası takılmıştır ? Bu konudaki kanun hükmü açıktır: "Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzuru birlik ve beraberliği içi yurt içinde ve yurt dışında üstün feragat, fedakârlık, başarı ve yararlılık gösteren kişilere..." Devlet Şeref Madalyası verilebilir. Bu Kral, bunlardan hangisini yapmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Bush'a, kısa olsun diye (sanki bizim Başkanımızmış gibi) Başkan Bush diye hitap eden, Devlet Büyüklerimiz bu Kralı da resmen bizim Kralımız ilan etmişlerdir.

Gelen tepkiler üzerine BİZİM Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Suudi Kralı'nın yaşı yüzünden yanına gidildiğini (Yazının başında verdiğim kısa anekdotu hatırlayın lütfen) söylemişlerdir. Peki Ben Cumhurbaşkımıza soruyorum. İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in neden ayağına gidilmemiştir , Şimon Peres Arap Kralı olan, pirinci elle yiyen bu insandan büyük değil midir ?

Cumhurbaşkanlığı Makamı bu devletin en üst makamıdır. Dış İşleri Bakanlığı'nı devam ettiriyor olsa bile, bu şekilde davranmaması gereken bir siyasi elit Cumhurbaşkanı iken nasıl böyle davranabilmiştir.

Gelen tepkiler üzerine köşk, bu şekilde bir davranışın usulde var olduğunu söylemiştir. Peki bunu kabul edelim. O zaman bir soru soralım bu usul neden başkalarına uygulanmıyor ? Bu soruya da köşk, Suriye Devlet Başkanı'na da bu şekilde davranıldığını söylemiştir. O zaman Suriye Devlet Başkanı sanırız ya yaşından oldukça genç gözükmektedir ya da nüfusa büyük yazılmıştır. Yoksa her iki Devlet Başkanı da Müslüman diye mi ayaklarına gidilmiştir ?

Son bir şey, eğer bu adam ülkemize yatırım yapacağı için ayağına gidildiyse, söylemek gerekir ki; Devlet onuru parayla satılmaz.

Gökhan DAĞ

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Şunu hepimiz bilmeliyiz ki cumhurbaşkanlık,başbakanlık gibi mevkileri anlamak için öncelikle tarih bilmeliyiz.Zaten cumhurbaşkanımız ve başbakanımız biraz tarihe baksaydılar orda olmazlardı.Bu ülkede yerleşmiş bir devlet sistemi vardır ve bunu değiştirmek için ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın bu çabalar boşadır.Bu yüzden cumhurbaşkanımızın bu davranışlarını neden orda bulunduğunu bilmemesine ve demokrasi sistemini yanlış idrak etmelerine bağlıyorum.

şebnem dedi ki...

Artık öyle şeyler duyuyoruz,öyle şeyler yaşıyoruzki bunlara şaşıramıorum bile...İlericiliğin değil gericiliğin mahkumu oluyoruz sanki.Ellerine saglık Gökhan Dağ artık bunları birilerinin dile getirmesi,müdahale etmesi şart,yoksa iş işten geçmiş olacak,biz biz olmaktan çıkıp yabancılar olucaz...
Teşekkürler
Şebnem COŞKUN

meltem yaşar dedi ki...

Cumhurbaşkanımızın demokrasiyi yanlış idrak etmesi bi yana, demokrasiyi "idrak" ettiğinden bile şüpheliyim. Umarım cumhurbaşkanını ve başbakanı bilinçsizce bu makama getirenler, oy verdiklerine pişman olmazlar.Kalemine sağlık gökhan arkadaşım yazılarının devamını bekliyorum.

Yazı Hakkındaki Yorumunuzu Bırakın

© Blogger Templates | Tech Blog