Yeni Sitemizde Yayındayız

Politika Dergisi Sayı 15

href="http://www.politikadergisi.com/sites/default/files/PD15.zip">Politika Dergisi Sayı 15'i İndirmek İçin Tıklayın.

 

3 Nisan 2008 Perşembe

Ankara'nın Şerrinden Brüksel'in Şefaatine Sığınmak

RTE ve tayfası için işler sarpa sardı.
Durum aynı o kedi karikatüründe olduğu gibidir.
Daha şundan birkaç ay önce kibirli kibirli dolananlar şimdi adı “hukuk” olan büyücek bir yün çilesine dolanmaktalar…
Bundan kelli çile dolduracaklar yetmişbiri birden, yetmişbiri bir yerde…

* * *

Kapatma davası açılmaz sandılardı.
Açıldı.

Köpeksiz köyde değneksiz gezmeye alışanlardı bunlar.
Köyün köpekleri yoktu ama vatanın, cumhuriyetin ve devrimlerin sahibi, inançlı ve kararlı bir halkı vardı en nihayetinde.

Yargı kendi keyiflerine göre işler sanırlardı.
Sandıkları gibi olmadı.
Sandıkları kırk yediydi…
Sanmadıkları kırk kediydi…
Kırkı birden yün çilesine dolanmış, dolandıkları çileyle baş başa kalmış…

* * *

İmdatlarına yabancı kedileri çağırdılar.
Yıllardır bir köşede beklettikleri Ergenekon'u hep birlikte diriltip orta yere bıraktılar...
Ulusalcı, vatansever, Kemalist aydınları, yazarları, parti liderlerini, bilim adamlarını, basın yayın yöneticilerini, gazetecileri toplamaya başladılar gece baskınlarıyla.
Ulusalcı, Kemalist, Vatansever insanları korkuturuz, seslerini çıkaramaz sandılardı.
Ama olmayan Ergenekon’dan medet umarken bu milletin olmayana erebildiğini unuttular.
Her seferinde bir yolunu bulup kendisini yok olmaktan kurtarabildiğini hesaplayamadılar.

Şimdi bu soruşturma kapsamında tutuklu bulunanlar, kendilerini yargı önünde savunacaklar ve biz de hep beraber izleyeceğiz, neler olacak…
Her zaman güvendiğimiz Türk Yargısı önünde, siyasi görüşlerinden çekinenlerimiz olsa da hiç kimsenin vatanseverliğinden şüphe etmediği Doğu Perinçek mi yargılanacak, yoksa aynı İsviçre’de yaptığı gibi Perinçek, bu sefer de Tayip ve şürekasını mı yargılayacak…
Hep beraber göreceğiz.

Ve sanırım birbirine paralel iki ayrı kapatma davası izleyeceğiz: İkinci bir çile…

* * *

Şimdi bu iki kapatma davasıyla baş başa kalan kedicikler, engelsiz bir dörtyüz metre koşusunun o son düzlüğünde, hiç sebepsiz yere tökezlemelerine sebep olan “Velev ki türban”larını yarı yolda atıp, varış yerine ulaşabilmek için yeni kestirmeler arıyorlar. Lokmacı Barikatını kaldırıp Lefkoşa’dan Nicosia’ya geçmeye çalışıyorlar…

Ankara'nın Şerrinden Brüksele sığınıyorlar…

Ellerini, en derininden bir huşuyla ve ne derlerse desinler yapmak üzere, peşin ve kesin bir biatla açıp yalvarıyorlar:

"Yaa R(AB)-D. Kurtar Bizi bu Kemalistlerin, Ulusalcıların, Vatanseverlerin şerrinden. Sen bu zındıklara karşı yanımızda ol. Ankara'nın Şerrinden Sana Sığındım. Amiin"

Şimdi sıra Tanrılarına Kurban Vermekte…

* * *

Ve en dolaşık, en bulaşık kedimiz İsveç’ten, Orhan Pamuk’un anavatanından kurbanı açıklıyor:

“Sosyal Güvenlik Yasası'nın Meclis'ten geçmesinin ardından 301'inci madde TBMM'ye gelecektir.”

Yani…

Yani; Türk’e ve Türklüğe küfretmek serbesttir!

* * *

Ama...

Ama işler kediler için gerçekten sarpa sarıyor.

Tanrılarının gözü bir kez kan görmeyedursun; doymazlar…

Sandıkları kırk yedi’ye de bunu anlatamazlar.


Özgür Pınar Işık

2 yorum:

Adsız dedi ki...

tam da yazınızı okurken radyodan bir flaş haber veriliyordu...
şöyle diyor: Avrupa Adalet Divanı, PKK'nın AB terör örgütleri listesine alınmasına yönelik itirazı kabul etti.
yani, pkk terör örgütü değil!
Allah sonumuzu hayır etsin!

Mustafa Memiş dedi ki...

Bizim Avrupalilara kizmaya hakkimiz yok, cünkü böyle usaklar yaklasik her yüzyilda bir geliyor(osmanlinin son dönemlerinde oldugu gibi)Kizmak yerine onlari anlamaya calisalim ,usaklarini kaybetme korkusundan bu patirti gürültü.

Yazı Hakkındaki Yorumunuzu Bırakın

© Blogger Templates | Tech Blog