Yeni Sitemizde Yayındayız

Politika Dergisi Sayı 15

href="http://www.politikadergisi.com/sites/default/files/PD15.zip">Politika Dergisi Sayı 15'i İndirmek İçin Tıklayın.

 

8 Nisan 2008 Salı

Büyük Devlet Olmak

Yıllardır büyük devlet olmanın belli kuralları vardır deriz.

Bunlardan biri dik duruş göstermek ve asla taviz vermemektir.

Bir kez taviz verirseniz onun ardı arkası kesilmez.

"Önce büyük devletlere siz istediğinizi verirsiniz, sonra onlar istediklerini alır" ve bunun önüne geçemezsiniz en sonunda Osmanlı imparatorluğu gibi bilinen dünyanın en büyük devletinin hazin sonunu yaşarsınız.

4 Nisan da bazı haber ajanslarına düşen haberde; "Japonya'nın başkenti Tokyo'nun güneyindeki Yokosuka'da 19 Mart'ta bir taksi şoförünü bıçaklayarak öldüren donanma üssünde görevli ABD askeri Olatunbosun Ugbogu, Japonya'yı ayağa kaldırdı. Daha önce de ülkedeki ABD askerlerinin işlediği suçlar nedeniyle sıkıntı çeken Japonya, ABD'den açıklama istedi. Basın da olayın üzerine gidince, ABD ordusu dün Ugbogu'yu Japonlar'a teslim etti." Diye haberden bahsetti.

Sözde stratejik müttefikimiz ABD, bize PKK konusunda kök söktürürken Japonya da bir ABD askeri bir Japon'u öldürdü diye askerini Japonlara teslim ediyor.

Hatta teslim etmekle kalmıyor, Hürriyet gazetesinin haberinde de değindiği gibi "ayrıca bir açıklama yayınlayarak tüm Japon halkından ve öldürülen taksicinin ailesinden özür diledi. Ancak bu da yetmedi üssün bulunduğu Yokosuka kenti de özür istedi. Bunun üzerine ABD Büyükelçisi Thomas Schieffer ve Japonya'daki ABD Donanması Komutanı Amiral James Kelley, Belediye Başkanı Ryoichi Kabaya'nın makamına giderek tüm basının önünde başlarını öne eğip özür diledi." Diyerek o büyük ABD'nin dünyanın gözü önünde bir Japon belediye başkanı ve halkından özür dileğini yazıyor.

Stratejik müttefikimiz ABD bize aslan kesilirken Japonya karşısında süt dökmüş kediye dönüyor.

Burada Hürriyet'i gerçekten tebrik ediyorum. Habere yıllardır bir tek 'özür'de bulunulmayan 1992'de 'Muavenet Zırhlısı'nın sözüm ona 'kazayla' batırılmasından devam ediyor;

"Ancak aradan geçen 16 yıla rağmen 5 şehit ve 22 gazi verdiğimiz 'Muavenet Zırhlısı' için tek bir özür gelmedi. 2 Ekim 1992'de planlamasında 'gerçek atış' bulunmayan Display Determination Tatbikatı'nda tam gece yarısı ABD Uçak Gemisi Saratoga'nın attığı 2 Sea Sparrow füzesi firkateynimize isabet etti. Birer saniye arayla atılan 2 füzenin biri komutanın olduğu kaptan köşkünü, diğeri de savaş harekat merkezini vurdu. Olaydan sonra şehit ve gazi yakınları ABD'ye tazminat davası açtı. Ancak dava sonucunda olayın "İki deniz kuvvetleri arasında mı yoksa iki hükümet arasında mı olduğunun" belli olmaması nedeniyle 'Political Question' yani politik mesele olarak ele alınması kararlaştırıldı ve herhangi bir tazminat da ödenmedi." Diyerek nasıl bu sefer bizim boyun eğdiğimizi söylüyor.

Hayatları bir anda mahvolan 22 gazimiz için ne bir tazminat ödendi ne de bir özür dilendi. Hatta bu 22 gazimiz kaderlerine terk edildi.

Aynı ABD bize bir tek özür dilemezken Japonya'ya karşı boyun eğiyor.

Tabi yine de burada ABD kendi çıkarları için bu tavizi verdiğini de göz ardı etmemek gerek. 2. Dünya Savaşı'nda ABD egemenliğine giren Okinawa, 1972'-de Japonya'ya geri verilmesinden beri, ülkedeki 50 bine yakın Amerikan askerinin yarısına ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. ABD bir süredir, buradaki üslerini yerleşim yerleri dışına taşıma ve askerlerinin bir kısmını Pasifik adası Guam'a nakletme planları yapıyor

.Japonların kendileri istemeden bu 50 bine yakın askeri sınır dışı etmemesi için Japonlara bu tavizi vermek zorunda kalıyor.

Zorunda kalıyor. Çünkü Japon hükümeti bizim AKP hükümeti gibi her şeyiyle ABD'ye bağlı değiller.

Peki, girmeye çalıştığımız AB üyesi ve başkenti olarak adlandırılan Belçika, terörist Fahriye Erdal'ı yıllarıdır bize teslim ediyor mu?

Hayır

Yine aynı Avrupa ASALA ve PKK'lı teröristlerin elini kollunu sallaya sallaya dolaşmasına izin veriyor. Türkiye bu teröristleri iade edilmesini isteyince hukuk'tan anayasadan nutuklar atıyor. Bize ders vermeye kalkmıyorlar mı?Bir de üstüne barbar demedikleri kalıyor...

Neden?

Çünkü Bir genel seçimden sonra siyasi yasağın kalkması ve Başbakan olabilmek için AB-D'den izin ve yardım almıyorlar.

Veya Başbakan olmak için AB-D'li yetkililerin gözünün içine bakmıyorlar...

Yıllardır ülkesinde binlerce askerinin şehit olmasına, yine onca masum insanın kanı dökülmesine sebep olan terör örgütüne,

Başka bir ülkede bulunan kaynağını kurutmak için operasyon yapacağı zaman ayaklarına kadar gidip operasyon için izin almazlar.

Veya anayasasını değiştirmek istediği zaman -ileri veya AKP'nin geri götürmek amaçlı- ayaklarına kadar gidip getirtmek istediği anayasayı anlatmaz...

Avrupa'daki veya Dünya'daki büyük devletlerinin, devlet adamları ABD'ye ziyaret gerçekleştirdiğinde,

Bizim Başbakan veya Cumhurbaşkanı gittiği zaman Amerikan başkanı çalışma odasının kapısında karşılandığı gibi değil,

Amerikan başkanın kapısının önünde de değil, koridor da değil, Beyaz Saray'ın giriş kapısında kırmızı halıda beklenir...

Yine Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyaretinde gördüğümüz Bush'un Gül'ün sırtına vurması gibi hareketlerde yapmazlar,

Hemen ertesinde Sarkozy ziyaretindeki gibi kırmız halıda el sıkışılır. Eğer oturulacaksa nazikçe eliyle öyle sırtına vurmadan gösterilir

Diğer Büyük Devletlerin o devlet adamları gibi gerektiğinde kırmızı çizgilerinizden asla taviz vermez milli çıkarlarınızdan vazgeçmezseniz.

Size de ikinci veya üçüncü sınıf devlet gibi değil büyük devlet sıfatıyla yaklaşırlar

Ama yapmazsanız;

Daha çok askerlerinizin başına çuval geçirilir, kazayla askeri geminiz batırılır, terör örgütüne yapacağınız operasyon için ben Türk askerini düşünüyorum adı altında izin almaya gidersiniz...


Bilgin Türk

2 yorum:

özgür pınar ışık dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
özgür pınar ışık dedi ki...

Sevgili Bilgin,
Bu haberi okuduğumda aynı sıkıntıyı ve kızgınlığı duymuş, aynı şeyleri hissetmiştim.
Eminim bu konuda yalnız da değilim.
Duygularımıza tercüman olmuşsun.

Eline sağlık.

Yazı Hakkındaki Yorumunuzu Bırakın

© Blogger Templates | Tech Blog