Yeni Sitemizde Yayındayız

Politika Dergisi Sayı 15

href="http://www.politikadergisi.com/sites/default/files/PD15.zip">Politika Dergisi Sayı 15'i İndirmek İçin Tıklayın.

 

6 Nisan 2008 Pazar

Kuzu Postu Altında Kurt Musunuz?

Dün haber ajanslarına düşen meclis de tam bir trajikomik oylama hemen hemen herkesin dilindeydi.

Meclis başkanvekili Nevzat Pakdil'in başkanlığın da yapılan Sosyal Güvenlik Reformu oylaması görüşülürken skandal yaşandı.

AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, hükümet ile sendikalar arasında varılan uzlaşma gereğince, tasarının 35. maddesinin değiştirilmesi için önerge verdi. "Yüzde 35 olan alt sınır aylığının evli veya çocuklu olanlarda yüzde 40'a çıkartılmasına" yönelik AKP önergesinin yanı sıra, CHP, MHP, DSP'lilerden de bu madde için çok sayıda önerge geldi.

Muhalefetin önergeleri tek tek reddedildi. Sıra AKP'nin önergesine geldiğinde MHP, "toplantı yeter sayısının" aranmasını istedi. Birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, elektronik cihazla yoklama yaparken, AKP grup başkanvekilleri de kulisteki milletvekillerinin salona girmelerini istedi. Bu sırada Pakdil yoklama sonucu salonda karar yeter sayısının olduğunu belirterek, hemen ardından AKP önergesini oya sundu.

Apar topar kulislerden Genel Kurul'a giren AKP'liler, neyin oylandığını bilmedikleri için muhalefet milletvekillerinin tutumuna baktılar. Muhalefetin "kabul" oyu verdiğini gören AKP'liler, hep beraber "ret" oyu verdi.

Sonuçta muhalefetin de desteklediği AKP önergesi, AKP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Bu olay Çalışma Bakanı Faruk Çelik çok sinirlendirdi. Daha sonra Çelik, "Biz bu maddede, asgari aylıklarla ilgili sosyal taraflarla mutabakat sağlamıştık. Bu kabul edilmeyen önergede de evli veya çocuklu olanlarla ilgili yüzde 5'lik bir artış sağlanıyordu. Yani çalışanların lehine olan bir önerge kabul edilmemiş oldu" diyerek olaya karşı tepki gösterdi.

Ama Bakan Çelik de milletvekillerin kurşun asker gibi kullanılmasının ne kadar yanlış olduğunu trajikomik bir şekilde öğrenmiştir.

Gerçi ne kadar Faruk Çelik'in ve AKP'lilerin bu konu da ders alacaklarında emin olmasam da,

En azından artık kulislerde bir nöbetçi vekil tutarak hangi madde, hangi yasa oylanıyor diye diğer Rte vekillerine bildirir...

Diğer yanda bir başka skandal da,

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 11. sınıf Coğrafya kitabında Ağrı Dağı'nın "Ararat" olarak ders kitaplarında yer almasıydı.

Ararat ermeni sorunu konusunda simge olmuş ve ermeni diasporasının en çok reklâm malzemesidir.

Yıllardır ermeni idaalarını yalanlayıp belgeleriyle yüzlerine çarptığımız bu konu da MEB'nin böyle affedilemez bir hata yapması akıl alacak türden değil.

Resmen ermeni diasporasına çanak tutan bu milli olamayan eğitim bakanı Cumhuriyet Tarihimiz de bir ilke imza atarak ermeni idaalarına çok ciddi zemin hazırlamıştır.

6 yıldır en çok AKP kadrolaşmasının görüldüğü MEB de artık işlerin ne kadar tehlike bir boyuta geldiği de bu olay sonucu bir kez daha gün ışığına çıktı.

Tarih kitaplarından birçok Cumhuriyet Tarihimize ait olayların çıkarıldığı,

Yakın tarihimizi çocuklarımıza yanlış ve eksik öğretildiği,

Coğrafyamızın bile artık çocuklarımıza yanlış öğretilerek büyütüldüğü göz önüne alınırsa

6 yıldır karşı-devrimin istediğinde bir nesil geldiği apaçık ortada,

Bu Milli olmayana Eğitim Bakanı büyük bir ihtimalle,

Meclis de yukarıda da değindiğimiz kurşun askerler sayesinde açılsa bile gensoru önergesinden kurtulacaktır

Ama bunların elinde büyüyen çocuklarımız ne yazık ki yakın tarihimizden ve artık coğrafyamızdan bile haberi olmayacak ya da yanlış bilecek...

Aslında bugün başka bir konuya değinmek istiyordum.

8 Nisan Salı günü İzmir de "Türkiye nereye gidiyor" konulu panelde konuşacak olan Turan Çömez,

Kendisine yöneltilen yeni bir parti kuracak mısınız sorusuna karşı;

"Türkiye'nin bir çare aradığını düşünüyorum. Ülke bu çareyi içinden bulup, çıkaracaktır" gibi bir yuvarlak cevapla idaaları yalanlamaması dikkat çekiciydi.

Yine Eski AKP'li ve milli görüşçü, yeni sözde ulusalcı Abdüllatif Şener'le birlikte parti kurması yönünde adı geçiyor.

Bu olaylar yaşanırken akılma acaba;

Şener ve Çömez bu planın veya oyunun hangi perdesinde görev alıyorlar soru geliyor

Şener ve Çömez, Mustafa Yıldırım'ın da 'Sivil Örümcekler Ağında' kitabında bahsettiği o sivil örümceklerden mi?

5 yıl bakanlık ve kuruculuğunu yaptığı partiyi 22 Temmuz seçimlerinde terk ediyor.

Seçimden sonra çıkıp bizden bile daha muhalif bir çizgi izliyor.

Hatta başbakanı eskilerin en popüler dizi 'Dallas'taki Cayar a benzetip en sert eleştirilere imza atıyor.

Diğer yanda Özel kalemi ve doktorluğunu yaptığı Turan Çömez

Bütün Seçim dönemi boyunca susuyor.

AKP'nin yaptıkları hakkında hiç bir şey demiyor.

21 Temmuz günü, seçimden bir gün önce bir kanala çıkıp

Bu kanalda belirtelim Kanaltürk'tür.

Yani ulusalcı kesimin kanalı olarak anılır.

AKP'nin yaptıkları hakkında konuşuyor.İnanılmaz şeyler söylüyor.

Yapılan ihaleye fesat karıştırılmalarından tuttun da

Kadrolaşmaya kadar bütün AKP'nin içyüzünü ortaya döküyor...

Neden tepki göstermediniz 5 yıl boyunca sustuğunuz sorusuna;

Partide eliniz kollunuz öyle bir bağlı ki sessiniz çıkarmıyorsunuz gibi çocukların bile inanmayacağı bir cevap veriyor.

Daha sonra yine sessizliğe bürünüp ne zaman AKP zor durama düşse kendilerine pastadan pay çıkarmaya çalışanlar gibi ortalığa atılıyorlar.

Sayın Çömez ve Şener'e soruyorum;

Bu emperyalist oyunun hangi sahnesinde, hangi perdesinde oynuyorsunuz veya oynayacaksınız?

AKP holding ve Bizans medyasının gözünü çıkaracak bir hata yapmadıkça kuzuların sessizliğine bürünen

Ama o hatayı yapınca da kurt gibi saldıran

Yoksa Kuzu postu altındaki kurt musunuz?

1 yorum:

Mustafa Kurt dedi ki...

Harika bir yorum.Günceli kısa sürede yakalamak ve insanları aydınlatmak.Gençlere başarılar diliyorum.Emekli bir öğretmen olarak nasıl yardımcı olacağımı düşünüyorum.İlerde YAZARIM....

Yazı Hakkındaki Yorumunuzu Bırakın

© Blogger Templates | Tech Blog