Yeni Sitemizde Yayındayız

Politika Dergisi Sayı 15

href="http://www.politikadergisi.com/sites/default/files/PD15.zip">Politika Dergisi Sayı 15'i İndirmek İçin Tıklayın.

 

5 Mart 2008 Çarşamba

Daha Ne Kadar Uyuyacaksınız ?

"bize bu acıları yaşatanlara, o acıları hayal bile edemeyecekleri bir yoğunlukta yaşatacağız.” (y.b)

Anlamlı bir cümle gibi gözükse de, halkı rahatlatma amaçlı söylenmiş, temeli yalan üzerine kurulmuş, klişe sözlerden sadece biri olduğunu anlamak kendi adıma uzun sürmedi; sadece sekiz günümü aldı!

ABD’nin sözünden çıkamayan bir ülke konumuna gelmiş olduğumuzu görmek, ne kadar hazin bir görüntüdür ki insanın kör olası geliyor. 8 günde 237 adam öldürülünce "Türkiye kurtuldu çok şükür(!)” İmajı nasıl yaratılıyor ve bunu izleyip, bu ülkede yaşayan her vatandaş nasıl inanabiliyor akıl almıyor doğrusu!

Bu ani başlayan ve ani biten harekâttan geriye sadece şehit sayısı, yıkılan onca yuva, devletin başındakilerin ve yandaşlarının "asla" bilemeyeceği türden büyük "acılar" kaldı. Yıllardır bilinenin ya da bize gösterilenin aksine; madem Irak’a girmek, operasyon yapmak, bitirmek ve terörü az da olsa(!) temizlemek bu kadar kolaydı, onca senedir neden beklenildi? Az çok tarih bilgisine sahip her insan bilir ki; bir milletin egemenliğinin en büyük tehdidi “iç savaş”tır. Yani Türkiye’nin yıllardır görülemeyen ya da görülmek istenmeyen(!) aslında en büyük sorunu olan; PKK nasıl görmezden gelindi, bugüne kadar hiçbir şey yapılamadı anlayamıyorum!
Bu ülkede hala yaşayan ve bilincini kaybetmemiş olan insanlar bu filmi defalarca izledi!
Şimdi ise yeni bir filmin çevrildiğine tanık oluyoruz ki senaryo yine aynı; Amerika Birleşik Devletleri iki ‘emir’ cümlesi kuruyor, Türkiye geri çekiliyor! Yine görünenin aksini ispatlama gereksinimi duyuluyor ki; kamuoyunu inandırma amaçlı süslü cümlelerle üst üste açıklamalar yapılıyor!

Gerçi birileri ülkenin her şeyini "her türlü" Abd’ nin kullanma kılavuzu haline getirmişse, halkın en çok güvendiği kurumlardan olan Genel Kurmay Başkanlığı da daha fazla ne yapabilir, bugüne kadar yaşanan örneklere bakarsak açıkçası bilemiyorum ve malesef ki duyulan bu büyük güvenin de günden güne sarsıldığını görmemek imkansız.

Zaten ülkesinin gidişatının kötü olduğunu görebilenler, 5 yıldır “kara kalemle” itinayla çizilen resimlerin, arttıkça daha da vahim bir tabloya dönüştüğünün farkındalar. Ancak darısı, tüm olanların “hala” aksini iddia edebilen, bugün bunları yaşamamıza sebep olan, inatla dünyaya “hala” perde arkasından bakan, gözlerini açıp, kafa yormadan, oyun oynarcasına verilen oyların sahiplerinin yani ne yazık ki bu ülkede yaşayıp, kendini tüm bu olanlardan sorumlu hissetmesi gereken “milyonlar”ın başına.

Tijen Bulut

3 yorum:

bLiSS dedi ki...

Bugüne kadar bir şey yapamadılar çünkü "üç beş çapulcudan ne olur?" görüşü hakimdi pkk'nın ilk zamanlarında. genelkurmayından başbakanına ve cumhurbaşkanına kadar. üç beş çapulcu şimdi her yerde. artık mitinglerine eskisi kadar kimse katılmıyormuş da vesaire vesaire. hepsi fasafiso. yılanın başını küçükken ezmezsen inek de yer insan da.

yıllardan beri "yıkıyorum, çıkıyorum" edasında operaasyonlar düzenliyoruz. köklerini kurutamadık. daha ne kadar şehit verilecek? başımızdakilerin yaptığı hataları halk mı ödeyecek? daha kaç aile çocuğunu kaybedecek? dişinden tırnağından arttırdıklarıyla evlat büyüten analar ve babalar daha ne kadar hıçkırıkları düğümlenerek "vatan sağolsun" diyecekler?

ne yazık ki öyle bir hâle soktular ki insanlarımızı, artık kimse inanarak "vatan sağolsun" diyemiyor.

bülent ersoy'a hak vermemek elde değil.

Işıl Filiz Çelik dedi ki...

hep düşünüpte bir türlü kelimeye dökemediğim duygularımı düşüncelerimi kaleme almışsın.ellerine,o berrak düşüncelerine sağlık...

Onur Çiftçi dedi ki...

bu konuda söylenecek o kadar çok söz var ki başlı başına bir blog oluşturulabilir.konuya sadece Türkiye Cumhuriyeti olarak değil, insan olarak insan hakları ve militarizm gibi açılardan da bakılmalı.en başta pkk'yı 'çapulcular alayı' olarak görmek asimilasyon sürecinin bilinçli ya da bilinçsiz bir parçasıdır.diğer taraftan Türkiye'deki politik aktörlere bakacak olursak çıkar ilişkileri için önemli bir ekmek kapısıdır.'ordu' gücünü bu argümandan besler, siyasi partilerin seçim dönemleri önemli kozlarından biridir, göremediğimiz kısmında da büyük paralar akıtır birilerinin ceplerine aynı konu.kısacası kürt sorununun çözülmesi için 'aslında' hiçbir sebep yoktur.

Yazı Hakkındaki Yorumunuzu Bırakın

© Blogger Templates | Tech Blog