Yeni Sitemizde Yayındayız

Politika Dergisi Sayı 15

href="http://www.politikadergisi.com/sites/default/files/PD15.zip">Politika Dergisi Sayı 15'i İndirmek İçin Tıklayın.

 

21 Mart 2008 Cuma

Savaş

Bugün yazmak çok zor. Yazmak istediğim konuyu biliyorum ancak kelimeler bir türlü gelmiyor. Yazmak için herkese bir ilham perisi lazım. Benim peri bugün yanıma yaklaşmıyor. Yazmak içimden gelmiyor.

Sabah saat 9 da telefonum acı acı çaldı. Arayan annemdi. İlhan Selçuk’un Kemal Alemdaroğlu’nun göz altına alındığını söyledi ve endişeli ama net bir ifadeyle bugün üniversiteye gitmememi istediğini söyledi ve telefonu kapattı...

Şok oldum. Uğur Mumcu’nun öldüğünü anladığımda da şok olmuştum. Ahmet Taner Kışlalı’nın öldüğünü anladığımda da şok olmuştum. Aynı his, aynı ülke, aynı devlet, aynı hedefler. Bazı şeyler hiç değişmeyecek mi bu ülkede?

İlhan Selçuk 80 yaşlarında, birçok kez göz altına alınmış, hapse atılmış, kısa boylu, cumhuriyet devrimine inanan bir aydındır. Üniversite birinci sınıftayken tanışma fırsatım da olmuştu kendisiyle, şöyle diyordu: Fransız aydınlanması 100 yıl sürdü, Cumhuriyetimiz 80 yaşında. Daha zamanımız var, inanıyorum ki bu kötü günleri aşıcağız...

İlhan Selçuk, Kemal Alemdaroğlu, Doğu Perinçek ve göz altına alınan diğer aydınlar... Çok merak ediyorum bu insanlar nasıl derin devlet örgütlenmesi içine girerler? Derin devlet örgütlenmesi içine giremeyecek kadar devletlerine sadık insanlar olduklarına kimse şüphe etmesin. Doğu Perinçek “Ermeni soykırımı yoktur” demenin yasak olduğu bir ülkede, ceza alacağını bildiği halde “ERMENİ SOYKIRIMI YOKTUR!” dedi. Ceza aldı, zaten ceza alacağını biliyordu. Sayın Perinçek bu düşüncesinden ötürü ceza alacağını biliyordu ama inatla dile getirdi düşüncelerini. Ülkesinin onurunu korumak adına yaptı bunu. Soykırım dünyanın en aşşağılık suçudur ve bütün avrupa ülkeleri tarihlerinde soykırım yapmıştır. Onlar Bizim ülkemizide bu şerefsizliğe ortak etme çabasındalar. Herkes biliyor bunu. İşte Doğu Perinçekte onların ülkesinde, onların gözlerinin içine baka baka “soykırım yoktur!” dedi. Sorarım, bugün iktidarda bulunan parti mensublarından hangisi ülkesini ceza alacağını bile bile savunabiliyor? Kaç milletvekili böyle bir işe kalkışabilir? Bugüne kadar böyle bir girişimde bulunan olmadı. Belki cesaretleri yok belkide vatanlarını, milletlerini Doğu Perinçek kadar sevmiyorlardır, orası onları ilgilendirir... benim sormak istediğim vatanını bu kadar seven bir insan nasıl olurda devlet için tehdit oluşturur? İlginç...

Kemal Alemdaroğlu, eski İstanbul Üniversitesi rekötürü bilindiği üzere. Aydın bir bilim adamı. Laiklikten ödün vermeyen bir üniversite rektörü idi. İrticai faliyete açtığı savaşı herkes bilir. Ergenekon ile ilgili tutuklananların ortak noktası da budur işte. İrtica ile savaşmak. Laiklikten ödün vermemek. Bu yolda ölümü göze alacak kadar cesur olmak. Her türlü sindirme girişmi karşısına çıkıp çok daha gür bir sesle konuşabilmek.

Bu kadar cesur olmak her babayiğidin harcı değildir. Annem telefonu kapattıktan sonra hemen televizyonu açtım. A TV – Kanal D – Show TV - Star sabah sabah Seda Sayan ve benzeri programlar yayınlıyorlar. Zaten onlardan başka bir şey yayınlamalarını beklemiyordum. NTV sektör analizi gibi bir şey yayınlıyordu. TRT de sanırım bir dini program vardı. Kanal Turk de sabah klipleri yayınlıyordu. Ama onların hakkını verelim, alt yazıyla duyurdular. Normal yayın saatleri gelene kadar alt yazı hiç durmadı. Kutlamak gerekir. Kanal Turk yayına geçtikten kısa bir süre sonra Cumhuriyet Gazetesi merkezinin önünden görüntüler vermeye başladı. Görüntüler de belirli bir yaşın üstünde insanlar vardı hep. Diyelim ki 50 olsun... Bu ülkenin gençleri nerede? Cumhuriyeti sadece 50 yaşın üstündeki yurttaşlar mı koruyor? Acı bir resim...

Hukuk devleti miyiz, yoksa Polis devleti mi? Demokrasi ile mi yönetiliyoruz, yoksa Totaliterizm ile mi? Demokraside güçler ayrılığı vardır. Bir güç diğer bir güç tarafından sürekli dengelenir. Bu demokrasidir. Ancak bu şekilde sistem içinde yaşayan insanlara devlet dengeli bir biçimde hizmet götürür. Vatandaşlarına eşit uzaklıkta ancak bu şekilde kalabilir. İl başkanları toplantısında konuşma yapan başbakan Recep Tayyip Erdoğan dilinden düşürmüyor: Demokrasi yolundan ülkemizi saptıramazlar. Siz önce kendi partiniz hakkında açılan dava hakkında demokratik bir duruş sergileyin. Size muhalefet eden, sizin ifadenizle “elitist”ler grubunuda dinleyin. İletişim kurmayı deneyin. Ve kamuya açıklayın, bu son tutuklamaların, AKP hakkında açılan kapatma davası karşısında bir missilleme olmadığını. Açıklayın derken, beni bile iknâ edin.

Köşe başlarını tuttunuz, milyon dolarlar verip mevkili insanları satın aldınız, tüm topluma hizmet ediyoruz diyip sadece kendi tarafınızdakilere memnun ettiniz. Bari aydınlarımızı rahat bırakın. Aksi takdirde, yakın gelecekte ülke çok karışacak. Bir anafor yaratmak üzeresiniz. Bu anafor ilk önce sizi yutar. Eğer bu cumhuriyetin laik kurumları ile bu kurumları içine sindiremeyenler arasında bir savaş olacaksa, savaşın kaybedenleri çağ dışı kalmış zihniyet sahipleri olacaklardır...

Deniz Bilen

2 yorum:

özgür pınar ışık dedi ki...

Bu yazıya hangi salak düşük oy vermiş bilmiyorum ama söylediklerini ta yürekten destekliyorum Denizciğim.
Bu yazdıklarının beğenmeyen ve karşı olanlara insan demeye içim elvermez.İnsan görünümünde olsalar dahi.
İşte o zihniyettir ki kapatılma korkusu ve siniriyle, polis güçlerini kullanıp ona buna gece baskınları düzenler.
İşte o zihniyettekiler bilmelidir ki
HEPİMİZ SELÇUĞUZ
HEPİMİZ PERİNÇEĞİZ
HEPİMİZ ALEMDAROĞLUYUZ
Cumhuriyet Gazetesinin önünde halkın haykırdığı gibi haykırıyoruz,
Akepe gibi öfkeyle ve kudurmuş gibi değil,
Can havliyle.
"Tayyip bizi de gözaltına al!"
Ellerine sağlık.

Deniz Bilen dedi ki...

biz de onlara inat, onlardan korkmadan en sert dille yazmalıyız, anlatmalıyız derdimizi. yazıp ulaşmalıyız onların ulaşamadıklarına, yoksa uğrunda ölünebilecek vatandan eser kalmayacak...

Yazı Hakkındaki Yorumunuzu Bırakın

© Blogger Templates | Tech Blog