Yeni Sitemizde Yayındayız

Politika Dergisi Sayı 15

href="http://www.politikadergisi.com/sites/default/files/PD15.zip">Politika Dergisi Sayı 15'i İndirmek İçin Tıklayın.

 

30 Ocak 2008 Çarşamba

Başörtülüyüz ve 'Siz'den Biriyiz..

Uzun bir aradan sonra yine sıcak bir gündemle ve beni gayet yakından ilgilendiren bir konuyla tekrar karşınızdayım.Tartışmalara artık seyirci kalamadım ve birilerine sesimizi duyurma gerektiği ihtiyacını hissettim.Çünkü kimse bu sorunu bizzat yaşayan kişileri dinlemek istemedi ve kendi siyasi görüşleri üzerinden yorum yaptı.Yorum yapmanın aksine yargılamayı ve suçlamayı daha uygun gördü.Başörtüsü(türban dememekte diretiyorum)simgemidir değimlidir?Biz bu tartışmaları kendi aramızda yapmıyoruz maalesef; sizden duyuyoruz.Başörtülü arkadaşlarımın hepsi aynı partiye destek vermiyor hatta çoğu o kadar sıkılmış ki bu durumdan;siyaset ve parti isimleri bile duymak istemiyorlar.Benim ise katlanamadığım bu duyarsızlık bu siyasi olaylara tepkisiz kalma..Evet bende başörtülüyüm ve benimde inandığım desteklediğim görüşlerine saygı duyduğum kişi ve parti var.Olması gereken en doğal şeyden bahsediyoruz;üniversiteli bir öğrencinin siyasi bir görüşü olması..Ama bu duruma ben Başörtümü dahil etmiyorum.Anlayamadığınız nokta ise bu!Siyaset ve Din kavramlarının ayrılması..Ki benim okuma hakkım ne siyasetle nede dinle alakalıdır..Benimde öğrenme hakkım var bende dünyaya ayak uydurmak istiyorum bende söz söylemek istiyorum;artık dinlemek değil..Belli kesimin sindiremediği nokta aslında burada ortaya çıkıyor.Hastanelerde yada devlet kurumlarında doktor yada öğretmensen başını açmak zorundasın ama temizlikçi yada alt kademedeysen bu duruma kimsenin itirazı olmuyor.Açıklama ise onun taktığı başörtüsü sizin ki ise türban..Bu ayrımı yapmakta direten sizlersiniz!Bakın bizler artık eskisi gibi evlerimizde oturup kafamıza bir tülbent takıp yalnızca ev işi yaparak ‘beylerimize’ hizmet etme taraftarı değiliz!Bizde kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan belli bir sosyal statüye sahip olmaya çalışan bayanlarız..Bu konu üzerinde söylemek istediğim paylaşmak istediğim çok fazla şey var.Gerçekten ya bizi yakından tanımıyorsunuz yada belli ideolojilerden taviz vermek istemiyorsunuz..Bakın biz zaten bu toplumda yaşayan bireyleriz ve inanın herkesimle gayet sıcak ve samimi dostluklar kurabiliyoruz ve kimseye başını kapatması doğrultusunda baskı yapmıyoruz.Hatta arkadaşlarımın çoğu ‘artık sıkılmadın mı aç kapa saçmalığından tamamen açta sende kurtul’ yorumları yapıyorlar ve yapabilirler: bu onların fikri ve ben istersem bu fikri onaylarım..Başı açık arkadaşlarımın hiç mi kendi düşünceleri yok hiç mi fikirleri yok ki benim baskılarımla(!)başını kapatma gafletinde(!)bulanacak?Bence bu yorumlar diğer arkadaşlarımızı gayet rencide edici, aşağılayıcı ve küçük düşürücü ifadelerdir….

Haberlerde ‘saygı’değer Demirel’in konuşmasına denk geldim..Artık İran’a gitmemize gerek yokmuş hatta oradan buraya okumaya gelmeleri artık çok muhtemelmiş..Gerçekten gülüyorum.Bir tane bile Başörtüsü sorunu yüzünden İran’a okumaya giden bir arkadaşım olmadı olan birini de duymadım..Hepsi Avrupa’da okumayı tercih etti.Çünkü hiçbiri ne laik devlet düşmanı nede şeriat devleti yandaşı..İstek tek:okumak..Mhp’nin tavrı konusuna gelirsek eğer kendilerindeki bu halkın sesine kulak verme isteği kimilerince eleştirilse de ben Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve Başörtüsü sorununa ilişkin tutumunda kendilerini son derece destekliyor ve halkın çoğunluğunun da aynı tepkide olduğunu düşünüyorum.Şimdilik burada bırakacağım,yazacaklarım bunlarla sınırlı değil elbet ama bugün ki haber trafiğinden bana sorulmayan sorulara cevap vermek istedim..Çünkü okula giremeyen benim;Sevgili Deniz Baykal ve kaos ortamı yaratmaya çalışan taraftarları değil…

Büşra NAS

2 yorum:

Barış Tınay dedi ki...

Yazında yazdığın cümlelerin hepsini tüm kalbimle destekliyorum...sana da yazı için teşekkür ediyorum...

Arda dedi ki...

işte budur bavo...
istediğimi budur başörtülülerin bilinçlenmesi,seslerini yüksetmesi ve artık bizde burdayız bizde varız demeleridir.yazında dediğin gibi evlere kapanmayın yıldırmalara güçlülükle cevap verin...taviz veremiyolar,sizlere tahammül edemiyolar ama onlara kendinizi anlatmayı ve ayakta kalmayı başarıyosunuz.ben bi üniversiteli olarak arkanızdayım söylenenin aksine örtülü insanlarla çatışma içinde değiliz ve olmayacağız yani oyunlara gelmiyeceğiz bi hristiyan kolunda kocaman bir hac dövmesi yaptırıp okula girebiliyosa ve biz buna saygı gösteriyosak bir müslimanında dinin gereğini yapıp okula girmesi kadar doğal bir şey yok..devam edin ve emin olun kazanan siz olacaksınız.sağlıcakla.

Yazı Hakkındaki Yorumunuzu Bırakın

© Blogger Templates | Tech Blog