Yeni Sitemizde Yayındayız

Politika Dergisi Sayı 15

href="http://www.politikadergisi.com/sites/default/files/PD15.zip">Politika Dergisi Sayı 15'i İndirmek İçin Tıklayın.

 

23 Şubat 2008 Cumartesi

Türbanlı Vatandaşlar Siyasetçilere Değil Laikliğe Sarılın!

11. Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, 1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. ve 42. maddelerinde değişiklik öngören yasa tasarısını onayladı. Yasayı onaylarken SAyın Gül, ayrıca bazı vatandaşların endişelerini gidermeye yönelik düzenlemelerin zorunlu olduğunu da vurguladı.

Bazıdan kastımız Sayın Başbakanımızın da belirttiği gibi yüzde 1.5'luk kesimse, DTP'nin aldığı oyların hesabını burada yansıtmaya gerek yoktur. Verdiğimiz açıklamaları, geçiştirici nitelikli seçmek, bazı geçiştirilemeyecek sorunların doğmasına neden olabilir.

Bir devletin anayasasını bazı vatandaşların isteklerine göre ayarlamak tabii ki göze ve kulağa hoş gelen bir konudur; ama bir devletin anayasasının değiştirilemecek hükümleri varsa ve sizde bazı kesimlerin endişelerini gidermek için bu hükümlerin aksi yönünde kararlar alıyorsanız orada biraz durup düşünmek gerekir. Türkiye laiktir ve laik kalmalıdır.

Peki efendim laiklik türbana karşı mıdır?

Laiklik savunucularının ve laiklik düşmanlarının anlaması gerekn bi konu var. O da laikliğin kesinlikle türbana karşı olmadığıdır. Laiklik, türbanın toplum içerisinde kullanılmasının garantisidir. Bunun aksini savunmak, Irak'ta nükleer silah var demekle aynı şeydir. Yani yalandır. Bu konuda daha detaylı bilgileri 1 Mart'ta çıkaracağımız Politika Dergisi'nin deneme sayısında anlattık. Umarım okursunuz.

Peki türbanlı(vadantaş)lar laikliğe karşı mıdır?

Bu oldukça hassas bir konudur. Burada kesinlikle tüm türbanlı vatandaşlarımızın doğrudan laikliğe karşı olduğu izlenimi doğmasın. Bunu üzülürek söylüyorum ki, türbanlı vatandaşlarımız belki bilerek, belki de bilmeden laikliğe karşı gelmişlerdir.

Türban üniversitelerde olsun diye savunmak, sanki tüm derdimizin bu olduğunu savunmak çok yanlıştır; ama bilinmesi gereken bir şey de vardır ki türbanlı vatandaşların okuma hakkının elinden alınması bir sorundur. Az önce belirttim, yine belirtiyorum türbanlı vatandaşlarımız belki bilerek belki de bilmeden laikliğe karşı gelmişlerdir. Şu anda saçmaladığımı düşünen olabilir ama ben yine de doğruları söylemeye devam edeceğim.

Laik türbanlı arkadaşlarım var ve ben hepsiyle gurur duyuyorum; fakat laikliğe düşman olan arkadaşlarım da var ve ben hepsine doğru yolu göstermeye çalışıyorum. Bilmeden laikliğe karşı gelenleride var ve ben onlara şimdi yazdıklarıma kulak vermelerini diliyorum.

Laiklik din ve vicdan özgürlüğünü kişilerin dilediğince değerlendirmeleri ve din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması ise, her türbanlının, türbanını takıp dolaşmasından daha doğa bir şey olamaz. Türban denilen başörtüsünün, siyasete alet olduğu o kara günden beri, türban dini bir simge sayıldığından laiklik savunucularının türbana karşı bakış açıları değişti; çünkü türban artık devlet işleriyle düzenlenen bir dini simge olmuştu.

Özetlersek, laiklik kişilerin toplumda dinini istediği gibi yaşamasının temel koşulu ve aynı aynı zamanda kişilerin devlet kurumlarında dinini yaşatmak istemesine karşı koymanın yine temel koşuludur.

Gelelim kritik sorularımıza, hangi türbanlı arkadaşımız, başlarında kutsal saydıkları türbanlarını siyasete alet edenlere karşı direndi, hangi türbanlı arkadaşımız ve kardeşimiz türbanlarından oy alanlara karşı ayaklandı? Türbanlı arkadaşlarımızın bir kısmı kendi aralarında toparlanıp, siyasilere gidip de kara çarşafıda onaylayın demediler mi, toplanıp basın duyuruyla Başbakanlarına daha fazlasını ver demediler mi?

En nihayetinde türbanlarının siyasete alet olmasına ses çıkardılar mı?

Türbanlı arkadaşlarımızın anlaması gereken bir şey var. Laiklik, onların siyasetçilerden daha fazla sarılmaları gerektiği bir şeydir. Laiklik dinsizlik değil, dinini özgürce yaşamanın ön koşuludur.

Üzülerek söylüyorum ki, türbanlı arkadaşlar taktıkları dini simgeyi, siyasetçilere kendi elleriyle götürüp bunu siyasete alet ediyorlar.

Kendinize iyi davranın, başta da türbanlı dostlarım. Tüm laiklerin sizin türbanınızın özgürce, siyasete alet edilmeden takılması gerektiği için çalıştığını unutmayın.

Saygılarımı sunuyorum. Okumadaki sabrınıza ve ilginize de teşekkür ediyorum.

Gökhan DAĞ

1 yorum:

Halil dedi ki...

Gerçekten iyi bir analiz yapmışsınız Gökhan bey tebrik ederim. Laiklik neden dinsizlik diye nitelendiriliyor anlamış değilim.Bu kapsamda bazı tespitlerde bulunmak isterim:
1-Türban takan bir kişi çok muhafazakar olabilir.
2-Türbanlı olup gayet açık görüşlü sadece zorlandığı için kapanmış olabilir.
3-Başı açık bir kişi dinine sonuna kadar bağlı,muhafazakar olabilir.
4-Hem başı açık hem de dinsiz olabilir.
İşte bu bağlamda kişilerin ne görüşte olduklarını ancak onların iç dünyalarına indiğimizde anlayabiliriz. Gökhan arkadaşımında belirttiği gibi burda türban takanlara çok büyük iş düşüyor. Türbanın siyasal bir simge haline sokulmasına karşı gereken hassasiyet ne yazık ki gösterilmemiştir ve artık bana göre geç kalınmıştır. Günümüzde de türban denilince siyasal bir simge olarak algılandığına göre laikliğin korunması açısından kamusal alanlara kesinlikle sirayet etmemesi gerekir.

Yazı Hakkındaki Yorumunuzu Bırakın

© Blogger Templates | Tech Blog